15-16 HAZİRAN BÜYÜK İŞÇİ DİRENİŞİ

“Burjuvazinin yüreğine korku salan iki gün…”

TC egemenleri “Bu ülkeye komünizm lazımsa onu da biz getiririz” veciz sözüyle somutlaşan bilince sahiptir.

1967 yılında kurulan ve işçilerin büyük ilgi gösterdiği DİSK’in önünü kesmek, özellikle devlet eliyle kurulan Türk-İş’ten DİSK’e geçişleri önlemek için devlet harekete geçti. Dönemin Çalışma Bakanı, Türk-İş yöneticilerine “DİSK’in çanına ot tıkama” sözü verdi.

Dönemin tahterevalli partileri Adalet Partisi ve CHP’nin görülmemiş fikir birliğiyle getirilen yasa teklifine göre “Bir işçi sendikasının Türkiye çapında çalışabilmesi için kurulu bulunduğu sektörde sigortalı olarak çalışan işçilerin en az 1/3’ünü üye yazmış olması” koşulu getiriliyordu.

Bu, DİSK’i fiilen bitirme operasyonuydu. DİSK yaptığı uyarı ve görüşmelerden sonuç alamayınca 14 Haziran’da yapılan toplantıda eylem kararı aldı. 15 Haziran sabahı başlayan ve iki gün süren işçi eylemleri, eylemleri düzenleyenleri bile aşan bir seyre büründü. Türk-İş’e üye işçilerin büyük destek verdiği eylem etkisini en çok İstanbul ve İzmit’te gösterdi. Ankara, Adana, Bursa, İzmir gibi illerde de küçük çapta da olsa eylemler gerçekleşti.

Eyleme katılan fabrikalardan bazıları şunlardı: Demirdöküm, Sungurlar, Derby, Elektrometal, Rabak, Auer, Çelik Endüstrisi, Mutlu Akü, Vinileks, Otosan, Arçelik, Vita.

İstanbul Anadolu yakasında yürüyüş Kartal’dan başladı. Yol boyunca fabrikalardan katılımla kitle büyüdü. Göztepe’de Otosan ve DMO işçileri de yürüyüş koluna katıldı. Yürüyüş kolu Bağdat Caddesi üzerinden Kadıköy İskele Meydanı’na kadar ulaştı. Bu kitlenin içinde Gebze’den başlayan yürüyüş kolu da yer alıyordu. Anadolu yakasında bir başka yürüyüş kolu da Beykoz ve Paşabahçe’den Üsküdar’a doğru oluştu.

Avrupa yakasında ise 15 Haziran’da Bakırköy, Topkapı, Sağmalcılar güzergâhında yüründü. 16 Haziran’da Topkapı dışındaki kesimlerden gelen kollar birleşip Aksaray, Sultanahmet, Cağlaoğlu, Valilik üzerinden Eminönü’ne kadar ulaştı. Haliç üzerindeki köprüler Valilik tarafından açıldı ve trafik kesildi. Bazı işçiler karşı yakaya sandallarla geçmeyi başardı.

16 Haziran günü Gebze ve İzmit bölgelerinde de çok sayıda işçinin katıldığı yürüyüşler yapıldı. Aynı gün Ankara’da DİSK’e bağlı sendikalara üye işçiler ile öğrenciler Sanayi Çarşısı’nda bir yürüyüş yaptılar. Yürüyüş polis tarafından engellendi, bazı işçiler ve öğrenciler gözaltına alındı.

70 bağımsız sendika Ankara’da bir forum düzenleyerek yasa değişikliklerinin geri çekilmemesi halinde Türkiye çapında direnişi yaygınlaştıracaklarını açıkladılar. İzmir’de de 12 iş yerinde yapılan oturma eylemleriyle İstanbul ve İzmit’teki direnişler desteklendi.

Direnişe yurtdışından da destek mesajları geldi. İngiliz Maden İşçileri Sendikası ile Ulaştırma İşçileri Sendikası DİSK’i ve eyleme katılan işçileri desteklediklerini açıkladılar.  Aynı gün yurtdışındaki Türkiyeli işçiler de yasa değişikliklerini protesto etmek amacıyla Köln ve Almanya’nın diğer kentlerinde yürüyüşler düzenlediler.

Eylemler sırasında Mutlu Akü işçisi Yaşar Yıldırım, Vinileks işçisi Mustafa Bayram, Cevizli Tekel işçisi Mehmet Gıdak, bir esnaf ve bir polis hayatını kaybederken bir kısmı ağır 200 dolayında kişi yaralandı; yüzlerce işçi gözaltına alındı.

Eylemlerin boyutu dönemin genelkurmay başkanına, “Sosyal uyanış, ekonomik gelişmeyi aştı” tespiti yaptırdı. Devlet, İstanbul ve İzmit’te 60 gün süreyle sıkıyönetim ilan etti. 21 DİSK yöneticisi gözaltına alındı. Sonraki günlerde 4 bine yakın işçinin işine son verildi.

12 Mart darbesiyle birlikte DİSK yöneticileri halkı kışkırtmakla suçlanıp yargılandı, beraat etti. Eylemlere neden olan yasa 19.10.1972 tarihli Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildi.

Anadolu işçi sınıfının bu ilk büyük direnişi tarihe bir zafer olarak geçecek ve günümüze ışık tutacaktı.