12.si gerçekleştirilen etkinlikte “15-16 Haziran’dan Gezi’ye, Direniş Ruhuyla Geleceğimizi Kurmaya” Şiarıyla Kadıköy İskele Meydanı’nda buluşuldu. Kaldıraç, AKA-DER, İşçi Gazetesi ve Özgür Lise’nin birlikte düzenlediği etkinliğe bu yıl Soma Maden işçilerinin katılımı ile Soma’da yaşanan işçi katliamı ve Gezi direnişi’nin yıldönümü damgasını vurdu.

Alana gelenleri girişte, 15-16 Haziran, Soma ve Gezi Direnişi fotoğraflarından oluşan sergi ve etkinliği düzenleyen kurumların stantları karşıladı. Alanın dışında da etkinliğe yoğun ilgi vardı. Sahne’nin bir yanına Gezi Direnişi’nde ölümsüzleşenlerin resimleri, bir yanına Soma’da hayatını kaybeden işçilerin adlarının yazılı olduğu pankartlar asıldı.

Etkinlik Soma’da kaybettiğimiz maden işçileri ve devrim şehitleri için saygı duruşu ile başladı. Etkinliğin sunuculuğunu tiyatrocu Haldun Açıksözlü yaptı. İlk olarak Adalılar müzik grubu ezgileri ile sahnede yer aldı. Ardından Soma Maden işçileri yaşanan işçi katliamını ve bugüne kadar yaşadıklarını anlatmak için sahnede konuşma yaptı. İşçiler şunları söyledi:

“Benim kardeşim öldü. 4 çocuk bıraktı geride. Bu kaza değil bir katliamdır. Bunun hesabını kim verecek? Bundan sonra çocuklar ağlamasın, insanlar birilerinin çıkarına, kar hırsına kurban gitmesin. ”“Ben yan madende çalışıyorum. Katliamın olduğu gün biz madene indik. Bize hiçbir şey söylemediler. Herşeyi gözümle gördüm.. Devletin buna izin vermemesi gerekirdi. Kömür ısınıyordu, hiç önlem alınmıyordu. Yaşananlar çok acı anlatmakta güçlük çekiyorum. ”“Bu katliamın tek sorumlusu devlettir. Denetleme yok, işçilerden durmadan kömür istiyorlar. devlet patrona ne çıkarırsan alırım diyor. İşçilere sürekli baskı uyguluyorlar.”“5-6 torba kömür ver.. oy ver, oy ver, oy ver… Verin hala oy. Bu kadar insanın ailesine yazık. Ben günlerdir uyuyamıyorum. Ölen arkadaşlarımın sesleri, çığlıkları hala kulaklarımda. ”“Ben 9 saat sonra madenden sağ çıktım. Beni içeride işletme müdürü gördü ama kurtarmadı. Çıkınca ucuz kurtuldun dedi. Hükümet bu adamı kahraman ilan etti. Madende işçiler helalleştiler. Acımızdan ölelim ama bu iktidara oy vermeyelim.”“Bu katliamda yakınlarımı kaybettim. 4 yaşınaki çocuğum ağlıyor, madene inme diyor. Devlet çalışma saatini 6 saate düşürdü ama biz 12 saat çalışmaya devam ediyoruz. Patronlar zorla imza topluyorlar. “işçiler olarak 8 saat çalışma istiyoruz” diye kağıt imzalatmaya çalışıyor, imzalamayanı işten atmakla tehdit ediyorlar.”

Etkinliğe Koma Gulen Hêrzan’ın sahne alması ile devam edildi. Daha sonra Mefar İşçileri ve İnşaat İşçileri Sendikası girişiminden iki işçi konuşma yaptılar.

15-16 Haziran İşçi Direnişi belgeseli izlendi. Etkinliğe 15-16 Haziran’dan Gezi Direnişine, Soma Katliamı ve buraya dair somut taleplerin yer aldığı sinevizyon gösterimi, ile devam edildi. Sinevizyon gösteriminin ardından Kaldıraç Dergisi adına Yazı işleri Müdürü Ülkü Gündoğdu konuşma yaptı.

Ülkü Gündoğdu yaptığı konuşmada; 15-16 Haziran 1970’de sokağa çıkan işçilerin burjuvazi ve onun devleti için büyük bir korku yarattığını hatırlatarak konuşmasına başladı. 1 Mayıs’larda da aynı korkunun yansımalarıyla devlet saldırılarını hatırlatan Gündoğdu; “Ama biz gördük ki, milyonlarca insan sokaklara döküldüğünde hiçbir köprü geçilemez değil, tüm barikatlar aşılabilir… 15 gün boyunca, yasak denilen Taksim’de, burjuva devleti yasakladık… Taksim Komünü’dür bu; para geçmez, aç kalınmaz, üşünmez… paylaşmak ve dayanışmak ve isyan etmek ve özgürleşmek ve insan olmak… İsyan özgürleştirir, isyan insanlaştırır.” diyerek Taksim Gezi Direnişi ile ortaya çıkan gücün özgürleştiriciliğini anlattı. İşçi sınıfının ve halkların yaşadığı ölümlere, katliamlara, acılara değinirken, mücadelede ölümsüzleşenleri de andığı konuşmada, burjuvalar ve onun devletine şöyle seslendi:

“Yalancısınız, katilsiniz, yıkılacaksınız.”

Örgütsüzlüğün ölüm getirdiğini, ücretli kölelik düzenine, bu esarete son vermenin yolunun örgütlenmeden geçtiğini vurgulayan Gündoğdu;

” Biz eğer özgür bir dünya kurmak istiyorsak, yarınımızı kendi ellerimizle yazmak istiyorsak, paranın olmadığı, gecelerinde aç yatılmayan, çocukların önlenebilir hastalıklardan ölmediği, savaşların olmadığı bir dünya için 15-16 Haziran ruhuyla örgütlenmeliyiz.” dedi.Etkinlikte son olarak Moğollar sahne performansını sergiledi. Şarkıları ile alana gelenleri çoşturan Moğallar’a yoğun ilgi vardı. Alanda direnisteyiz.net olarak da direnişin medyasını büyütme çağrılı bildiriler dağıttık. Hazırlamış olduğumuz facebook, youtube pencereli dövizlerle ve direnisteyiz.net logosunda yer alan gaz maskeli penguen ile etkinliğe gelenler fotoğraf çektirdiler.

Etkinlik Soma katliamının, Gezi Direnişi şehitlerini, Roboski’nin, Reyhanlı’nın, 2 Temmuz’un, ve tüm katliamların, tüm zulmün, sömürünün hesabını sormak için sokaklarda olmak ve örgütlü mücadeleyi yükseltme çağrısı ile sona erdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here