15-16 Haziran Ruhu, Direniş Ruhudur

15-16 Haziran etkinliği engellenemedi

İŞÇİ DİRENİŞİ YILDÖNÜMÜ ETKİNLİĞİNE KADIKÖY BELEDİYESİ’NİN TAVRI DAMGA VURDU. ETKİNLİĞİ İPTAL ETTİRMEK İSTEYEN BELEDİYE BAŞKANI, BAŞARILI OLAMAYINCA, ÇAREYİ SES DÜZENİ VE IŞIK SİSTEMİNİ SÖKMEKTE BULDU. BUNA RAĞMEN BİNDEN FAZLA KİŞİ VE SANATÇILAR, TİYATRODA MUM IŞIĞINDA, HEM PROTESTO HEM DE ETKİNLİK GERÇEKLEŞTİRDİLER.

Direnişin 40. Yılında, bu yıl 8.si düzenlenen etkinlikte bir arayan gelen sanatçılar ve izlemeye gelen katılımcılar, her yıl olduğu gibi coşkulu bir etkinlikle 15-16 Haziran Ruhunu geleceği taşımak üzere , 19 Haziran Pazar günü, Göztepe Özgürlük Parkı Amfi tiyatroda buluştular.

Aka-Der, İşçi Gazetesi, Kaldıraç, Özgür Eğitim Platformu, Özgür Lise’nin düzenlediği etkinliklere, bugüne kadar aralarında Kazım Koyuncu, Ali Asker, Hilmi Yarayıcı, Kardeş Türküler gibi pek çok sanatçı ve grubun sahne aldığı etkinliklerimize 100’e yakın sanatçı ve 20 binden fazla izleyici katıldı.

8 yıl önce unutturulmaya çalışılan 15-16 Haziran işçi direnişini yeniden hatırlatmak ve yarınları kurmak için gündeme taşımak amacıyla başlatılan bu etkinlikler, görünen o ki, bugün sendikaların ve kitle örgütlerinin 15-16 Haziran’ı gündemine almasıyla da başarısını kanıtlamış oluyor.

İşte 2010 yılında da bu amaçla hazırlıklar gerçekleştirildi. Fakat bu yıl geçen yıllardan çok çok farklı bir etkinliğe sahne oldu. Kadıköy Belediyesi ile yapılan protokollere, valilik ve emniyet izinlerine rağmen, bizzat Kadıköy Belediye Başkanı’nın talimatı ile, konser iptal edilmek istendi. Tertip komitesi, konserin iptal edilemeyeceğini belirtmesi üzerine, hiç beklenmeyen bir müdahale ile, ses düzeni söküldü, tiyatronun elektriği kesildi. Buna rağmen dağılmayan izleyenler ve sanatçılar programa başladılar.

Sahneden yapılan sunumda durum izleyiciyle paylaşılırken, Kadıköy Belediye başkanının bu tavrı şiddetli protestolara sahne oldu.  Ölen askerlerin toplumda bir gerginliğe neden olduğu ve kitlenin güvenliğini sağlayamayacakları gerekçesine karşılık, “timsah gözyaşları” dökenlerin,  İzmir’de Serdar Ortaç, Harbiye’de Funda Arar ve yine İstanbul’da Efes Pilsen Festivaline müdahale etmedikleri, maden işçilerinin, tuzla tersanelerinde ölen işçilerin yasını kimsenin tutmadığı vurgusuyla, “herkese demokrasi, işçiye yasak” anlayışının bir kez daha ortaya konulduğunun altı çizildi. Düzenlenen etkinliğin popüler kültürün “eğlence” anlayışıyla yaftalamanın da bilinçli bir müdahale olduğu vurgulandı.

Programda yer alan Moğollar, sahneye çıkarak, durumu protesto ettiler. Tüm müzik aletlerinin elektronik olmasından kaynaklı programa devam edemeyeceklerini söylediler, ancak tiyatroyu dolduran binden fazla kişiyle hep bir ağızdan Çav Bella’yı söyleyerek etkinliğe katılanları selamladılar.

Ardından Sadık Gürbüz’de sahneden etkinliği selamladı. Divriği Kültür Derneği Tiyatro Topluluğunun Hazırlamış olduğu Tiyatro gösteriminin ardından, Şair Selah Özakın 15-16 Haziran şiirini izleyenlerle paylaştı.

Etkinliğe katılan direnişteki Tekel, UPS Kargo, Sabiha Gökçen Havalimanı, Esenyurt Belediyesi, İtfaiye, İSKİ işçileri “Direnen İşçiler Asla Yenilmez” sloganlarıyla sahnede yerlerini aldılar. Havanın kararmasıyla tiyatro alanı mumların inatçı ışığıyla aydınlatıldı. Alana getirilen megafonla UPS Kargo işçileri adına konuşma yapan işçi şunları dile getirdi: “Anayasal hakkımız olan sendikalı olduğumuz için işten atıldık. Patronlar TÜSİAD MÜSİAD patron örgütlerine üye olurlarken, biz işçileri sendikalı olduğumuz için işten attılar. Bizler de tüm şubeleri direniş alanına çevirdik. Hiçbir baskı bizim sendikal mücadelemizi engelleyemeyecek. Bizim kazanımımız tüm işçi sınıfının zafer hanesine yazılacaktır.”

Sık sık alkış ve sloganlarla kesilen direnişteki işçiler adına yapılan konuşmada; “40 yıl önceki işçilerin gösterdiği bu büyük direniş özlük haklarını savunmak için gerçekleşmiştir. Özlük haklarını savunmak o gün DİSK’i ve sendikal hakları savunmaktı. Bugün, taşeronlaşmaya karşı kadrolu çalışmayı, iş güvencesini savunmaktır. TEKEL işçilerinin mücadelesi tamamlanmadı. 4-C karşımızda durdukça, hiçbirimiz görevimizi yerine getirmiş sayılmayız. Bu nedenle 15-16 Haziran direnişçileriyle, aynı duyguları ve ortak hedefleri paylaşıyoruz. “ denildi.

 Temel Demirer öfkeli ve coşkulu bir tonda kitleye hitap etti: “Kadıköy’ün Belediye Başkanı Selami Efendi, sana teşekkür ediyoruz. Sen hukuksuzluğun, sen adaletsizliğin, sen, emek düşmanlığının ne demek olduğun, elektriklerimizi keserek bundan daha iyi anlatamazdın. Onlar emek düşmanı. Ziverbey’de 70’li yıllarda, elektrik kesintileri olurdu. Tam o günlerde bize Ziverbey köşkünde elektrik verenlerin elektriği 24 saat kesilmezdi. İşkencehanelerin elektriğini kesmeyenler, işçilerin emekçilerin 15-16 Haziranı anma etkinliğinin elektriğini kesiyorlar. İşte onlar bunun için emek düşmanıdır. Bunlar aşımıza ekmeğimize özgürlüğümüze düşmandır. Onlara boyun eğmeyeceğiz. 15-16 Haziran işçileri, Deniz Gezmiş’in, Mahir Çayan’ın, İbrahim Kaypakkaya’nın yoldaşlarıdır. Nazım’ın yoldaşlarıdır. 15-16 Haziran’da böyle bir gündü. O gün de buranın belediye başkanı gibi hukuksuzluk yaptılar, işçilerin elinden en doğal haklarını almak istediler, örgütlenme haklarını almak istediler. Ama işçiler boyun eğmedi, İzmit’ten, İstanbul varoşlarından yollara çıktılar, el ele, kadınlar ve erkekler, işçiler, işsizler ve yoksullar, özgürlük ve adaletin türkülerini söylediler. Hani Selami efendinin korktuğu, bize söyletmemeye çalıştığı türküleri söylediler. İstedikleri dünyanın en masum, en adaletli şeyiydi; ekmek ve özgürlük. Önlerine dikilenlere Denizlerin, Mahirlerin, İbrahimlerin iradesiyle yüklendiler. 15-16 Haziran yenilmedi. Daha dün Ankara’daydı. Tekel işçileriyle Ankara’daydı. Yenileri geliyor! İşçi sınıfı 15-16 Haziranları geliyor!”

Sözlerini Ataol Behramoğlu’nun dizeleriyle tamamladı:

“Bir gün onları mutlaka yeneceğiz

Bunu bin defa söyleyeceğiz

Şarkılarla türkülerle kavgalarla çoğalacağız

Ve bir gün onları mutlaka yeneceğiz”

Grup Munzur’un sahne almasıyla, mum ışığıyla aydınlanan tiyatroda coşku daha da yükseldi. “İşçi ve emekçileri susturmaya çalışanlara karşı, halkın örgütlü gücünün neleri yapabileceğini bugün buradan yükselen ses bize bir kez daha gösterdi” diyen sanatçılar, marşlarını tiyatroyu dolduran yüzlerce kişiyle hep bir ağızdan seslendirdi.

Mesajlarıyla KESK MYK, Düşünceye Özgürlük Girişimi, Emine Ayna, Ayla Atakata, Ufuk Uras gibi milletvekili, sendika, sanatçı ve aydınların da, destek verdiği etkinlik, işçi halayının kurulması ile ve 15-16 Haziran Ruhunun alanlara taşınması çağrısıyla sona erdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here